Beyaz Kaplan Ne Kadar Kaldı? Fotojenik Bir Masaldan Uyandıran Soğuk Gerçek Bunu açık söyleyeyim: “beyaz kaplan” adı altında pazarlanan romantik hikâyeler, gerçek koruma çabalarının üstünü örten parlak ambalajlardan ibaret. Beyaz kaplanlar için sahnelenen şovlar, bağış kutularını şişirebilir; ama vahşi doğadaki kaplanların dertlerine derman olmuyor. Üstelik bu güzel görünen masalın içinde genetik sorunlar, yanlış bilgilendirme ve etik açmazlar var. O hâlde soralım: Beyaz kaplan ne kadar kaldı—ve bu sayılar gerçekte neyi anlatıyor? Kısa cevap: Beyaz kaplan ayrı bir tür ya da alttür değil; nadir bir renk varyantı. Vahşi doğada doğrulanmış bir beyaz kaplan popülasyonu bulunmuyor; günümüzde görülenlerin ezici çoğunluğu esaret altında…
8 YorumDijital Tasarım Rehberi Yazılar
Antep Karası Neye İyi Gelir? Tarihsel Bir Analiz ve Günümüze Yansıyan Etkileri Bir tarihçi olarak, geçmişin derinliklerine baktığımda, her nesnenin, her bitkinin, her ürünün yalnızca bir zamanlar var olmuş bir şeyin kanıtı değil, aynı zamanda kültürlerin, toplumların ve yaşam biçimlerinin izlerini taşıyan bir öğe olduğunu fark ediyorum. Antep karası, günümüzde çoğumuzun hayatında yerini almış bir ürün. Ancak bu baharatın kökenleri, yalnızca günlük yaşamımızın bir parçası olmanın ötesinde, tarihsel bir anlam taşıyor. Geçmişin derinliklerinden bugüne uzanan bir köprü gibi… Peki, Antep karası neye iyi gelir? Bu sorunun cevabına bakarken, bu bitkinin geçmişteki kullanım biçimlerini ve günümüzdeki sağlıklı etkilerini keşfetmek, aslında daha…
8 YorumMidyat’ta Hangi Diziler Çekildi? Taşa İşlenen Hikâyeler, Ekrandan Sokağa Taşan Etkiler Güneydoğu’nun kadim taş ustalığıyla örülmüş Midyat, televizyon dizilerinin kameraları sayesinde yalnızca bir arka plan değil, başlı başına bir anlatı kişisine dönüştü. İlçenin Süryani taş mimarisi, iç avlulu konakları ve dar sokakları, aşk ile gelenek, modernleşme ile yerellik arasında gidip gelen öykülere güçlü bir sahne sundu. Tarihsel Arka Plan: “Berivan”la başlayan, “Sıla” ve “Hercai” ile görünürleşen bir rota Midyat’ın ekran serüveni 2000’lerin başında ivme kazandı. Yerel kaynaklar, 2002’de yayınlanan “Berivan” ile ilçenin dizi tarihinde belirgin bir dönemece girdiğini aktarır. Bu yapımla birlikte Midyat’ın avlulu konakları ve taş sokakları düzenli biçimde…
Yorum BırakKist Hidatik Testi: Antropolojik Bir Perspektif Kültürlerin çeşitliliğini anlamak, insanlık tarihinin derinliklerine inmeyi gerektirir. İnsanlar, farklı coğrafyalarda, farklı yaşam biçimlerinde varlıklarını sürdürüyorlar; ancak bu çeşitlilik, sadece dil, yemek ya da kıyafetlerle sınırlı değil. Her kültür, dünyayı farklı bir bakış açısıyla görmekte ve hastalıkları anlamada da farklı ritüellere ve sembollere sahiptir. Bu yazıda, kist hidatik testi gibi tıbbi bir uygulamanın, kültürler arası farklılıkları ve topluluk yapıları üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. — Kist Hidatik ve Kültürel Kimlikler Kist hidatik testi, genellikle kan tahlilleri, ultrasonografi veya tomografi gibi modern tıbbi yöntemlerle yapılır. Ancak, kist hidatikin ortaya çıkışı ve tanı süreci, yalnızca biyolojik bir mesele…
Yorum BırakHidrolik Devre Nedir? Güç İlişkilerinin Siyaset Bilimine Yansıması Siyaset Biliminde Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Güç, toplumsal ilişkilerin merkezinde yer alan bir olgudur ve siyaset bilimi bu olgunun nasıl işlediğini anlamak için çaba harcar. Toplumların düzeni, yalnızca ekonomik, kültürel ya da hukuki faktörlerle değil, aynı zamanda güç ilişkilerinin nasıl yapılandığıyla da şekillenir. Bu bağlamda, iktidar ve güç dağılımının, toplumsal normlar ve kurumlar üzerinden nasıl tezahür ettiğini incelemek kritik bir önem taşır. Toplumsal düzende iktidar, ideoloji ve vatandaşlık gibi kavramlar sürekli bir etkileşim içinde olup, birbirini dönüştürür ve yeniden şekillendirir. Peki, bu dinamikler arasında gizli kalmış bir metafor ya da sembolik…
Yorum BırakHidrojen Enerjisi Nedir, Nerelerde Kullanılır? Hidrojen enerjisi, periyodik tablonun en hafif elementi olan hidrojenin kimyasal bağlarındaki enerjinin açığa çıkarılmasıyla elde edilen, karbon içermeyen bir enerji taşıyıcısıdır. Kendisinin bir “kaynak” değil, enerji taşıyıcısı olması önemlidir: Hidrojeni üretmek için önce birincil enerjiden (güneş, rüzgâr, hidroelektrik, doğal gaz, kömür vb.) yararlanırız; sonra bu hidrojeni yakıt hücrelerinde elektrik ve ısıya dönüştürür ya da doğrudan yakarız. Karbon salımı; hidrojeni nasıl ürettiğimize bağlı olarak sıfıra yakın olabileceği gibi çok yüksek de olabilir. Tarihsel Arka Plan: Bilimsel Meraktan Uzay Çağına Hidrojen, 18. yüzyılda Henry Cavendish tarafından tanımlandı; yanarken su ürettiği gözlendi ve “suyu oluşturan” anlamına gelen hydrogen…
Yorum BırakHidro Metroloji Nedir? Tarihsel Bir Bakış Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzleri ve Bugünün Sorgulaması Hidro Metroloji, su kaynaklarının ölçülmesi, izlenmesi ve yönetilmesi ile ilgili bir bilim dalı olup, günümüz dünyasında her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Ancak, bu kavram sadece modern dünyaya ait bir olgu değildir. Bir tarihçi olarak, bu disiplinin kökenlerini anlamak, sadece günümüzü değil, geçmişin derinliklerine de yolculuk yapmayı gerektiriyor. Tarihe baktığımızda, suyun her toplumda farklı bir anlam taşıdığı, birçok medeniyetin varlıklarını sürdürmesinde, ilerlemesinde ve çöküşünde temel bir faktör olduğunu görmekteyiz. Suyun ölçülmesi, yönetilmesi ve kaybolan su kaynaklarının doğru bir şekilde tespit edilmesi, zaman içinde gelişen bir…
Yorum BırakHele Nasıl Yazılır? Ekonomik Seçimlerin Dili Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist olarak her zaman şu ilkeyle düşünürüm: kaynaklar sınırlıdır, seçimler sonsuzdur. Bu ilke yalnızca üretim, tüketim veya yatırım kararlarını değil, düşünme biçimimizi de şekillendirir. “Hele nasıl yazılır?” gibi basit görünen bir soru bile, aslında bir ekonomik akıl yürütme sürecinin metaforu gibidir. Çünkü ekonomi yalnızca sayılarla değil, anlamla; yalnızca mallarla değil, kelimelerle de ilgilidir. Bu yazıda “hele nasıl yazılır” sorusunu, bir yazım kuralı meselesi olarak değil, ekonomik bir perspektiften ele alacağız: piyasa dinamikleri, bireysel tercihler ve toplumsal refah arasındaki görünmez dengeyi anlatan bir düşünce aracı olarak. — Dilde Kıtlık, Ekonomide Kıtlık:…
Yorum BırakÖğrenmenin Gücüyle Düşünmek: Hegemonya Ne Demek TDK? Bir eğitimci olarak, her kelimenin içinde bir düşünme fırsatı gizli olduğuna inanırım. Öğrenme yalnızca bilgi edinmek değildir; dünyayı farklı açılardan görebilme cesaretidir. Bazı kavramlar vardır ki, onları anlamak yalnızca sözlük tanımlarını bilmekle kalmaz; onların toplumsal, kültürel ve zihinsel etkilerini kavramakla mümkündür. Hegemonya da bu kavramlardan biridir. Peki, hegemonya ne demek TDK’ye göre ve bu kavramı pedagojik bir bakışla nasıl yorumlayabiliriz? TDK’ye Göre Hegemonya Ne Demek? Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre hegemonya, “bir devletin, bir grubun veya bir düşüncenin diğerleri üzerindeki üstünlüğü ve egemenliği” anlamına gelir. Yani hegemonya, yalnızca fiziksel bir güç değil, fikrî…
Yorum BırakSpin Olta En Fazla Kaç Metre Atar? Metre Yarışının Perdesini Kaldırıyorum Kabul edelim: “Kaç metre atıyorsun?” sorusu, spin dünyasının egosunu en hızlı kabartan soru. Ama ben diyorum ki bu “metre yarışı” abartılıyor. Evet, uzun atış bazen avantajdır; ama her koşulda kutsal bir hedefmiş gibi konuşulması, balıkçılığı sığlaştırıyor. Bugün hem bu takıntıyı hem de gerçekleri masaya yatırıyorum. Tartışalım, hatta çekişelim: Uzak atmak gerçekten daha çok balık demek mi? Hızlı özet: Tipik tatlı su/ılıman kıyı spin ekipmanıyla çoğu balıkçı 30–70 m bandında atar. İyi ayarlanmış orta-ağır shore/surf spin setapları ve doğru teknikle 70–120 m görülebilir. Turnuva/surfcasting dünyasında 150 m+ mümkün; ama bunlar…
Yorum Bırak