III. Selim’in Tahttan İndirilmesine Neden Olan Olay: Güç İlişkileri, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir Siyaset Bilimcisinin Gözünden Siyaset bilimi, gücün nasıl yapılar üzerinde şekillendiğini, ideolojilerin toplumsal düzeni nasıl inşa ettiğini ve kurumların bu süreçteki rolünü anlamaya çalışır. III. Selim’in tahttan indirilmesi, sadece bir padişahın devrilmesi olayı değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’ndaki güç ilişkilerinin ve toplumsal dinamiklerin bir yansımasıydı. Bir siyaset bilimci olarak, bu tür olayları sadece bireysel bir iktidar değişikliği olarak görmek dar bir bakış açısı sunar. Gerçekten de, III. Selim’in tahttan indirilmesi, imparatorluğun siyasi kurumları, ideolojik yapıları ve toplumsal etkileşimlerinin bir etkileşimi olarak karşımıza çıkar. Bu…
Yorum BırakDijital Tasarım Rehberi Yazılar
1 Top Tela Kaç Metre? Edebiyatın ve Anlatıların Gizemli Ölçüsü Kelimenin gücü, bir hikâyenin yaşam bulmasında önemli bir rol oynar. Her bir sözcük, insan zihninde bir iz bırakır ve bu iz, kimi zaman bir odanın dört duvarını aşarak evrensel bir anlam kazanır. Edebiyat, çoğu zaman insanın dünyaya bakışını değiştiren bir prizma gibi çalışır. Öyle ki, bir kelime, yalnızca neyi anlatmak istediğimizle değil, nasıl hissettiğimizle de ilgilidir. Ancak bugün, “1 top tela kaç metre?” gibi gündelik bir soru üzerinden, kelimenin gücünü ve anlatının dönüştürücü etkisini edebiyatçı bir bakış açısıyla irdelemeyi amaçlıyoruz. Bir Anlatının Ardındaki Ölçü: Top Tela ve Mesafe 1 top…
Yorum Bırakİsim Kök Nasıl Olur? İsim Kökünün Tanımı ve Temel Özellikleri Türkçede bir kelimenin anlamını taşıyan en küçük birime “kök” denir. İsim kökleri, varlıkları, kavramları, duyguları ve soyut düşünceleri ifade eden kelimelerin temel yapı taşlarıdır. Bu kökler, ek alarak türemiş kelimelerin anlamını belirler ve dilin yapısal analizinde önemli bir rol oynar. Örneğin, “ev” kelimesi bir isim köküdür ve üzerine “-de” ekinin eklenmesiyle “evde” kelimesi türetilir. “Ev” kelimesi, bir varlığın adını belirttiği için isim köküdür. İsim Köklerinin Yapısal Özellikleri İsim kökleri genellikle tek heceli veya iki heceli olabilir. Ancak bazı durumlarda üç heceli isim kökleri de bulunabilir. Türkçede isim kökleri, “-mak” veya…
8 YorumGiriş Arkadaşlar, bir gün endüstriyel tesislerde gezerken karşıma çıkan dev kazanların arasında sanki bir hikâye gizlendiğini hissettim. O devasa metal silindirler yalnızca ısı üretmekle kalmıyor, arkasında teknolojinin, mühendisliğin ve bir zamanlar “duman yarışı”nın hikâyesini taşıyordu. İşte bugün konuşacağımız konu da bu hikâyenin kahramanlarından biri: Skoç tipi buhar kazanı. Hani “kazan nedir, ne işe yarar” diye basit geçiştirilir; ama bu tip kazan, aslında köklerine inildiğinde hem geçmişin endüstri devrimlerini, hem günümüzün enerji/verimlilik yarışını hem de geleceğin temiz enerji beklentilerini barındırıyor. Gelin birlikte bu büyük silindirin içine doğru bir yolculuk yapalım. — Skoç Tipi Buhar Kazanı Nedir? Skoç tipi buhar kazanı, genellikle…
4 Yorumİhlâs Olmayan Dua Ne Demek? Toplumsal Bir Perspektif Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerini anlamaya çalışırken bazen en basit kavramlar, toplumu daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bugün, “İhlâs olmayan dua” kavramını ele alırken, bunun sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir olgu olduğunu fark ediyorum. Dua, bireylerin içsel dünyalarını dışarıya yansıttığı bir pratikken, bu pratiğin içindeki ihlâs, yani samimiyet, toplumun kültürel ve sosyolojik yapılarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu yazıda, “ihlâs olmayan dua”yı, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler çerçevesinde inceleyeceğiz. İhlâs Olmayan Dua ve Toplumsal Normlar Toplumsal normlar, bireylerin ne yapmaları gerektiğine dair toplumun…
Yorum BırakKünefe Türk Tatlısı mı? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Bugün hepimizin severek yediği, hafif sıcak ve şerbetli bir tatlıdan, künefe’den bahsetmek istiyorum. Peki, bu tatlının kimliği nedir? Künefe, sadece Türk mutfağının mı yoksa Orta Doğu’nun genel bir hazinesi mi? Birçok kültürde benzer tatlar ve tarifler bulunurken, künefenin tam olarak hangi kökenden geldiği konusunda kafa karışıklığı yaşanabiliyor. Gelin, bu tatlının kökenini, küresel anlamda nasıl algılandığını ve yerel dinamiklerin etkisini birlikte keşfedelim. Künefe: Orta Doğu’nun Ortak Mirası mı? Türkiye’nin Gururu mu? Künefe, şerbetli tatlıların en popüler örneklerinden biri. Tel kadayıf, tereyağı ve peynirin harmanlanmasıyla yapılan bu tatlı, tatlı severler için tam…
Yorum BırakYönlendirilmiş İmgeleme Tekniği Nedir? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme “Bireylerin zihinsel dünyaları, toplumsal yapılarla şekillenir. Peki ya bireyler, bu yapıları değiştirme gücüne sahip mi?” Bu soru, toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak her zaman kafamı kurcalayan bir düşünce olmuştur. Toplumlar, normlarla, değerlerle ve kültürel pratiklerle şekillenirken, bireyler de bu yapıların birer parçası olarak, sürekli etkileşim halinde oldukları çevreleriyle iletişim kurar. Yönlendirilmiş imgeleme tekniği, işte bu etkileşimi anlamanın güçlü bir aracıdır. Peki, yönlendirilmiş imgeleme nedir ve toplumsal yapılarla nasıl bir ilişkisi vardır? Yönlendirilmiş İmgeleme Tekniği Nedir? Yönlendirilmiş imgeleme, bir kişinin belirli bir hedefe…
6 YorumWhat is Unrealism? A Historical Perspective A Historian’s Personal Journey: Understanding the Evolution of Thought As a historian, I often find myself grappling with the way societies have shaped—and continue to shape—the ways we perceive reality. It’s fascinating to see how abstract philosophical ideas manifest in tangible ways through societal structures, cultural movements, and even individual experiences. One concept that has intrigued me in recent years is “unrealism.” The term may not be as widely discussed in everyday conversation, but its impact on art, philosophy, and even politics is undeniable. Unrealism, much like many other philosophical and artistic movements, cannot…
Yorum Bırakİş Bankası Fast Limiti Ne Kadar? Felsefi Bir Bakışla Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerinden Bir İnceleme Bir Filozof Bakışıyla: Sınırsızlık ve Sınırlılık Üzerine Felsefenin derinliklerine inmeye başladığımızda, insan doğasının en temel ikilemlerinden biri olan “sınırsızlık” ve “sınırlılık” arasındaki ilişkiyi göz önünde bulundurmak gerekir. Her şeyin ölçüldüğü, sınırlandırıldığı, ancak aynı zamanda sınırsızlığın arayışında olduğumuz bir dünyada, sınırlar bize her zaman hem bir güvenlik sağlarken hem de bir kısıtlama getirir. İş Bankası Fast limitine gelince, bu limitin kendisi de tam olarak böyle bir felsefi ikilemi yansıtır. Hem dijital dünyada özgürlüğü hem de finansal güvenliği sağlamaya çalışırken, sınırlılıklarla nasıl başa çıkabileceğimiz üzerine bir…
Yorum Bırak“Kalay Nasıl Anlaşılır? – Tarihten Günümüze Bir Metalin Keşfi” Giriş İnsanın maddî dünyayla kurduğu ilişki, yalnızca estetik ve araçsal düzeyde kalmaz; aynı zamanda anlam arayışının da bir parçasıdır. Bu bağlamda, bir metalin —örneğin Kalay’nın (Sn) — nasıl anlaşılabileceği sorusu, sadece teknik bir tespitin ötesinde bir düşünce pratiğini de beraberinde getirir. “Bu gerçekten kalay mıdır?” sorusu, epistemolojik olarak “bilgi”nin sınırlarını, ontolojik olarak “metal”in varlığını ve etik olarak bu bilginin kullanımını sorgular. Aşağıda, kalayın tarihsel arka planı, günümüzdeki akademik tartışmaları ve pratik tespit yöntemleriyle bu soruyu ele alıyoruz. Tarihsel Arka Plan Kalay, insan uygarlığıyla çok eski bir bağ kurmuştur. Arkeolojik bulgular, bakır‑kalay…
Yorum Bırak