Cahil insanların ortak özellikleri nelerdir? İzmir sıcağında biraz dürüstlük
İzmir’de bir kafede oturup Twitter’a (pardon, hâlâ X demeye alışamadım) bakarken kendimi sık sık aynı soruyu düşünürken buluyorum: Cahil insanların ortak özellikleri nelerdir? Bu soru kulağa sert geliyor, farkındayım. Ama etrafımıza biraz dikkatle baktığımızda, özellikle sosyal medyada ve günlük hayatta, bu konunun etrafından dolanmanın kimseye faydası yok.
Cahillik, çoğu zaman sanıldığı gibi “okumamış olmak” değil. Üniversite diploması olan ama fikrini sorgulatmayan insan da var; ilkokul mezunu olup merak duygusuyla dünyayı çözen de. O yüzden burada meseleyi sınıfsal ya da eğitim düzeyi üzerinden değil, zihinsel refleksler üzerinden ele almak istiyorum.
Cahil insanların ortak özellikleri nelerdir? Zayıf yönler
Bilmediğini kabul edememek
Bence listenin zirvesinde bu var. Cahil insanların en belirgin ortak özelliği, bilmediklerini asla kabul etmemeleri. İzmir’de bir akşam rakı masasında ekonomi konuşuluyor diyelim; konu dövizden salgınlara, oradan uzaylılara kadar gider. Bir noktada biri kesin konuşur: “Ben biliyorum.” Kaynak? Yok. Şüphe? Hiç yok.
Oysa bilmemek gayet insani. Ama bilmediğini kabul edememek, öğrenmenin önüne çekilen kalın bir duvar gibi. Şu soruyu kendimize sormak gerek: En son ne zaman “Bu konuda bilgim yok” dedik?
Sürekli haklı olma ihtiyacı
Tartışmayı seven biri olarak söylüyorum: Tartışma ile kavga arasındaki çizgiyi genelde cahil refleksler kalınlaştırıyor. Her cümleyi kazanılması gereken bir maç gibi gören insanlar, karşısındakini dinlemez. Amaç anlamak değil, susturmak olur.
Sosyal medyada bunun örneği bol. Bir konu hakkında farklı bir görüş mü paylaştın? Anında caps lock açık, ünlem işaretleri hazır. Soru şu: Gerçekten haklı olmak mı istiyoruz, yoksa haklı hissetmek mi?
Genelleme hastalığı
“Bunların hepsi böyle”, “Zaten herkes aynı”, “Hiç şaşmaz.” Bu cümleleri sık kullanan biriyle karşılaştığınızda alarm zilleri çalabilir. Çünkü genelleme, düşünmenin en ucuz yolu. Detayla uğraşmak istemeyen zihin, her şeyi tek kalıba sokar.
Oysa hayat, İzmir trafiği gibi: Kaotik, değişken ve tek bir kuralla açıklanamayacak kadar karmaşık.
Cahil insanların ortak özellikleri nelerdir? Güçlü görünen ama tartışmalı yanlar
Özgüven (fazlası zarar)
Şimdi dürüst olalım: Cahil insanların çoğu özgüvenlidir. Hatta bazen bu özgüven, ortamdaki herkesi etkiler. Net konuşurlar, tereddüt etmezler. Bu, ilk bakışta “güçlü” bir özellik gibi durur.
Ama altı boş özgüven, uzun vadede hem kişiye hem çevresine zarar verir. Çünkü yanlış bilgi, yüksek sesle söylendiğinde doğruya dönüşmez. Burada kritik soru şu: Özgüvenimiz bilgiyle mi, yoksa inatla mı besleniyor?
Basit çözümlere olan inanç
Cahil refleksler, karmaşık sorunlara basit çözümler sunmayı sever. Ekonomi mi kötü? “Bir düğmeye basılsın, düzelir.” Toplum mu geriliyor? “Eskiden böyle değildi.” Bu yaklaşım, zihni yormaz, rahatlatır.
Ama gerçek hayat, bu kadar basit değil. Basit çözümler kulağa hoş gelir, ama genelde sorunu çözmek yerine üstünü örter.
Cahillik bulaşıcı mı, yoksa öğrenilebilir mi?
Burada önemli bir ayrım var. Cahillik sabit bir kimlik değil, geçici bir hâl olabilir. Hepimiz bazı konularda cahiliz. Sorun, bu hâli sahiplenmekte.
İzmir’de sahilde yürürken kulak misafiri olduğum sohbetlerde şunu sık duyuyorum: “Ben böyleyim.” Bu cümle, gelişimin önüne konan en net engellerden biri. İnsan değişebilir, öğrenebilir, fikrini revize edebilir. Asıl mesele, buna açık olup olmamak.
Biraz kendimize bakalım mı?
Yazıyı okurken aklınıza birilerinin gelmesi çok normal. Ama asıl rahatsız edici soru şu olabilir: Bu özelliklerden hangileri bende var? Ben de bazen bilmediğim konuda net konuşuyor muyum? Tartışırken dinlemek yerine cevap mı hazırlıyorum?
Cahil insanların ortak özellikleri nelerdir? sorusu, başkalarını etiketlemek için değil, kendimizi tartmak için sorulduğunda anlamlı. Çünkü düşünmek, rahatsız edici bir iştir. Ama gelişim genelde tam da o rahatsızlıkla başlar.